Yolcu kimin umrunda; “KAPATIN GİTSİN !!!”

Son yıllarda demiryollarında çok tuhaf şeyler oluyor. Aslında tuhaf kelimesi, yaşanan şeyleri tam tarif etmiyor. Çünkü, demiryolları yönetimi, tren taşımacılığını durdurmak, kaldırmak, tehir ettirmek konusunda sınır tanımamaya başladı.
Demiryollarını yönetenlerin yaptığı bu uygulamalar için cesaret aldığı yer de, halkın tepkisizliği olsa gerek! Demiryollarını yok eden uygulamalar karşısında, ciddi bir tepki gelişmediği için de; yolcunun ihtiyaçları, halkın tren kullanma isteği artık rafa kalktı. Zaten halk da yaşananların pek farkında değil! Çünkü, “demiryollarını geliştiriyoruz, hızlı tren vs.” gibi söylemlerle gözler iyice boyanmış durumda. Bu boya elbet dökülecek ama umarız iş işten geçmeden dökülür. İş işten geçmeden diyoruz çünkü İstanbul merkezli demiryolu işletmeciliği, Gebze’de yapılan Marmaray çalışmaları nedeniyle iyice aksamaya başladı.
Çift yolla işletmecilik yapılan bölgede, Gebze-Tavşancıl arası(14 kilometre) yollardan birisi 2 ay süre ile kapatıldı. Bu kapatma işleminin bitmesinden sonra da diğer yolun 6 ay süreyle kapatılması gündemde! Yapılan bu
kapatmalara gerekçe ise, Marmaray inşaatı için aylar önce yıkılan “feribot yolu köprüsünün” yeniden inşaatı!
“Komple ve uzun süreli yol kapatma, demiryollarının işletmecilik anlayışında yoktu!!!”
Demiryollarında, son 15 yıla kadar(özellikle de son 4 yıldır), sanat yapılarının(alt geçit-üst geçit-köprü vs.) inşaatı için yol kapatılmazdı. Gerekli ölemler alınır, yol kapatmayı gerektirecek işlemler, tren işletmeciliğinin olmadığı gece saatlerinde yapılırdı.
Basit bir kıyaslama yapmak gerekirse, karayollarının herhangi bir yolu arızi bir durum yada inşaat nedeniyle kapatması durumunda, geçici yada alternatif yola yönlendirme yapılmaktadır. Ancak demiryollarının yapısı itibariyle, böyle bir şansı da yoktur. Çünkü mevcut yolu kapattığınız an, başka yola yönlendiremezsiniz.
Ancak gerçekten halktan yana, kamu yararına demiryolu işletmeciliği yapılan ülkelerde, bu tip durumlar için yol kapatmak illa ki zorunluluk ise, geçici yollar inşaa edilerek ve taşımacılık buraya yönlendirilerek, kati suretle durdurulmamaktadır.
Bu doğru yaklaşımı ülkemiz açısından düşündüğümüzde, TCDD Genel Müdürünün 24 Kasım 2009 tarihinde yaptığı açıklamalar aklımıza gelmektedir:
“Anayasamızın ‘Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti’ başlıklı maddesi; herkesin seyahat hürriyetine sahip olduğu ve bu hürriyetin ancak, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amacıyla sınırlandırılabileceğini hükme bağlamıştır. Ulaşımda demiryollarını tercih edenlerin, Anayasadan kaynaklanan bu haklarını özgürce ve huzur içerisinde kullanabilmeleri bakımından, tüm çalışanlarımıza önemli görevler düşmektedir…” Aynen böyle demişti TCDD Genel Müdürü! Madem Anayasal bir hak “ulaştırma hakkı”, Anayasada belirtilen mevzu bahis istisnai durumlar oluşmamasına rağmen:
“Yollar neden kapatılıyor, trenler neden kaldırılıyor?”
Avrupa’yı örnek gösterip, Avrupa’nın demiryolu taşımacılığında halka olan saygısını hiç dikkate almayan, bunu da bıraktık, Anayasa’daki açık hükümleri bile görmezden gelen ve demiryolu taşımacılığına sürekli sekte vuran bir zihniyetle karşı karşıyayız. Yolcu trenleri bir bir kaldırılıyor ve kalanlar da yapılan uygulamalarla sekteye uğratılıyor.
Konumuz olan Gebze’deki inşaat nedeniyle, yolcu trenleri sürekli tehir ediyor ve yolcular gitmek istedikleri yere zamanında varamıyorlar. Demiryolu yönetimi, sonucun böyle olacağını bile bile bu yolların kapatılmasına karar verdi.
Bu tip kararlar bazen iş bilmemezlikten alındığı gibi, bazen de kasten alınmaktadır. Bunun hem ülkemizde, hem de dünyada örnekleri(herhangi bir konu için) mevcuttur. Bu bir yıldırma politikasıdır aynı zamanda! Bu tip hizmet kalitesizlikleri, hizmeti alanları yani yolcuları kaçıran nedenlerin başında gelmektedir. Düşünün ki, bildiğimiz kadarıyla 8 ay trenler bu halde çalışacak ve insanlar gitmek istedikleri yere asla zamanında gidemeyecekler. Böylelikle, isyan ederek(içlerinden), bu hizmeti daha kaliteli alabilecekleri diğer ulaşım sistemlerine yönelecekler! Ve demiryolu yönetimi, gün gelip, “yolları tamamen kapatıyoruz” dediğinde; verilecek refleks cevap da: “kapatın gitsin, zaten doğru düzgün çalışmıyordu” olacaktır! İşte bu cevap: “demiryollarını yok etmek isteyenler için” paha biçilmez cevap olacaktır… Demiryolu yönetiminin bu uygulamaları başka bir soruyu daha gündeme getiriyor:
Yolcular, “devletin alacağına şahin, vereceğine karga” benzetmesi gibi uygulamalarla mı karşı karşıya?
Demiryollarında herhangi bir yolcu yada 3.şahıs trenin tehirine sebep olduğunda, tehire sebebiyet verenlerden tazminat alınır. Misal; Adapazarı Ekspresinin 10 dakika tehir etmesine sebep olan herhangi bir kişinin ödeyeceği tazminat tutarı yaklaşık olarak 850,00 TL’dir. Bu uygulama TCDD Eşya Tarifesine göre yapılmaktadır. Bu noktada, TCDD alacağına şahindir.
Peki, tren tehir edince, yolcu kimden zararını tazmin edecektir. Tehirli tren bilet fiyatı ile vaktinde giden tren fiyatı aynıdır! TCDD, gecikmeden dolayı yolcuya herhangi bir ödeme yapmamaktadır. Ayrıca, trenin tehir etmesinden dolayı, haricen zarara uğrayan(işine zamanında gidememe vb. gibi maddi karşılığı olan şeyler) insanların zararını kim ödeyecektir. Bu konuda ülkemizde dava açan insanlar vardır ama bunlar bir elin parmakları kadardır.
Halbuki TCDD bilet satarken, gideceğiniz yere trenin varış saatini beyan ederek, bir nevi sözleşme yapmaktadır. Bu bir taahhüttür. TCDD’nin bu taahhütünü yerine getirmemesi/getirememesi durumunda yasal sorumluluğu vardır.
Demiryolu yönetimi yolcuya açıklama yapma gereğini bile duymamaktadır
Demiryollarının yolcuların zararı tazmin edip etmemesi bir kenara, yolcuya açıklama yapma gereğini bile
duymamaktadırlar. İstasyonlarda boy boy afişler vardır ama bunların hiçbiri dönemsel olarak yapılacak olan yol kapatmaları ile ilgili duyurular değildir. Konumuz olan Gebze-Tavşancıl arası yol kapatması için de durum aynıdır. Hemen hemen hepsi “hızlı tren, göz boyamaya dönük reklam içerikleri ve demiryolları gayrimenkullerinin satılması vb.” hakkındadır. Bu yaklaşımı; “yolcu kimin umrunda, kapatın gitsin” yaklaşımından başka birşey olarak algılamak mümkün değildir.
Marmaray inşaatının yolcu taşımacılığına vereceği zararlar artarak devam edecektir!
Daha önce sitemizde yayınladığımız üzere, bu geçici kapatmaları, komple kapatmalar izleyecektir. Yapılan uygulamalar, bu ortama zemin hazırlamaktadır. Halkın gözüne sürülen “Asrın Projesi Marmaray” boyası ne zaman akar bilmiyoruz ama bu proje defalarca söylediğimiz üzere, zararlı bir projedir ve asla halktan yana, halk için değildir. Bu gerçek proje belgeleriyle, ortaya çıkmış ve deşifre edilmiştir.
Bu yüzden, yapılmak istenenler görülmek zorundadır. İş işten geçtikten sonra elimizde, kaybettiklerimizin arkasından ağlamaktan başka bir şey olmayacaktır.
Zarar gören sizler, bu işten nemalananlar inşaat şirketleridir. Bu yüzden demiryolları gibi köklü bir kurumu bu hale getirip, sizlerin yolculuk hakkını baltayanlara ve dolaylı olarak size zarar verenlere izin vermeyin. Sesinizi yükseltin…
Popularity: 9%

