Tesisler personeli nereye sürükleniyor?

SinyalTCDD bünyesinde, yeniden yapılandırma(tasfiye-özelleştirme) çalışmaları kapsamında yapılan daire birleştirmeleri sonrasında, en büyük ve en kapsamlı daire haline gelen Tesisler Dairesine bağlı personelin geleceği tehlikede mi?” Sorumuz ve sorunumuz bu..!

Demiryollarının kurulduğu yıllardan son 40 yıla kadar varlığı ve işlevi olmayan ancak teknolojik gelişmelerle kurulması zorunlu olan bir daireden bahsediyoruz. 40 yıllık yakın(!) mazisinden olsa gerek, tesisler dairesi köklü mevzuatı olan bir daire değil! Bu yüzden de esnek ve hukuk dışı çalıştırmaların yoğun olarak yaşandığı bir alan olarak göze batıyor!

Durum o kadar iç karartıcı ki, yıllar yılı “1601 nolu genel emirle”, içinde birçok ünvanın ne iş yaptığı, yapması gerektiği yazmaksızın yönetilmiş bir daire ve taşra teşkilatları!

Aslında son birleştirmeye(Hareket-Tesisler birleşmesi) kadar ki hali düşünüldüğünde, teknik personeli içinde barındıran ve bu nedenledir ki, en az lise mezunlarının yer aldığı bir alan Tesisler bölümü. Hal böyle olunca, esnek ve kuralsız çalıştırmanın en az olduğu bölüm olması gerekirken, aksine en yoğun yaşandığı bölümlerden birisi Tesisler!

Yapılan bireysel başvurulara, kurala uygun çalışma, kuralsız çalışmayı reddetme eylemlerinde rağmen, son yıllara kadar mevzuat düzenlmesine gidilmeyen Tesislerde, geçtiğimz yıllarda 1601 nolu emir değiştirildi. Tabi talep edilen haliyle değil, esnek ve kölece çalıştırma kural haline getirilerek! Bu durum BTS tarafından yargı konusu edilirken, Danıştay kararı ile bu düzenleme iptal edildi. TCDD Yönetimi, Tesisler Bölümü personelinin(özellikle de teknik bölümünün) ne iş yaptığını bilmediğinden olsa gerek, aynı mevzuat düzenlemesinde ısrar ederek, bu sefer yönerge adıyla yeniden çıkarttı. İşbu düzenleme de mahkemelik oldu ama dava henüz devam ediyor.

Nedir derseniz bu kuralsızlıklar?

santral-Birbiriyle, sağlık, eğitim, ast üst farkı olan ünvanlar(sürveyan, tekniker, teknisyen, çavuş) aynı işi yapar gösterildi. Bu garip birleştirmeler işyerlerine göre de farklı yapıldı.

-Tesislerin çekirdek işyerleri olan şeflik personeli, 10-11 arasında değişen birbirinden ayrı işyerinden sorumlu gösterildi. Esnek çalışma dayatıldı. Bu durum sürveyanlar için ise, onlarla ifade edilir hale geldi.

-Kimin neyden ne kadar sorumlu olduğu belirsiz hale getirildi. Tekniker, teknisyen, mühendis gibi seyrüseferle ilgili ve ehil olmayan personel, bu taşra işyerlerinde çalışmaya zorlandı.

-Meslek içi eğitim yoksunluğu hat safhada olan tesisler bölümünde, mesleki eğitim, farklı işleri yüklemek anlamında kullanıldı. Örneklemek gerekirse, sürveyan ve çavuşlar oto, drezin kurslarına gönderilerek, şoför, operatör ve makinistliğe zorlandı.

katener-Yine tesisler bölümünün teknik anlamdaki öneminin ve hassasiyetinin bilinmemesinden olsa gerek, dışardan personel alımında bu önemli detay görülmedi. Alımlar yapıldı ama hiç değilse işe alınan personel özel ve süreli eğitime tabiş tutlmadı. 15 günlük kurslarla eğitim sorunu geçiştirilirken, Tesisler Sürveyanlarının bir zamanlar var olan TCDD Meslek Lisesinde 3 yıl eğitim gördükten sonra bu ünvana haiz olabildikleri görmezden gelindi.

Ve daha birçok uygulama ve mevzuat sorunu tesisler personelinin kucağında büyürken, demiryolu yönetimi mevcut yapıyı iyice bozan bir uygulamaya daha imza attı. Ve TCDD dahilindeki taşra işyerlerinin belirlendiği 480 nolu tamimi değiştirerek, birçok işyeri birleştirdi. Bu yapılırken de, bazı şeflikler sürveyanlık haline getirildi.

Böylelikle, zaten eksik personelle(işçi eksikliği de dahil), bu kadar ağır iş yükü altında ezilen tesisler personeli üzerindeki yükler dayanılmaz derecede arttırılmış oldu. Zaten işin görünen yüzü de, yönetimin bu değişikliği bunun için yaptığı yönünde. Yani, az personelle alabildiğince çok iş! Tabi tesisler bölümünün teknik birimlerinin muhatap olduğu sorumluluğu ve işin önemini bilmeyenler açısından bu düzenleme gerekli görülebilri ama daha şimdiden işyerlerinin verimliliği düşmeye başladı. İşyerlerinde karmaşa hakim oldu! İşletmecilik açısından bakıldığında, yapılan düzenlemelerin TCDD’ye zarar verdiği ve vermeye devam edeceği ortada! Bu işletmecilikle ilgili boyut! Ya hukuku boyutu?

Yapılan düzenleme hukuki değil!

Yapılan düzenleme en görünen haliyle 2 boyutta hukuk dışı. Birincisi, usul açısından, ikincisi ise personelin sosyal hakları açısından!

a) Usul açısından;

Personelin genelini ilgilendiren düzenlemelerin yönetmeliklerle ve resmi gazetede yayımlanarak yapılması gerekirken, bir tamimle işyerlerinin kapatılması, farklı statüye sokulması ve yeniden ihdas edilmesi hukuki değil.

Yine aynı şekilde, Tesisler Personeli ile ilgili olarak yürürlüğe konulan Yönergede bahsi geçen işyerleri ile 480 tamimle oluşturulan işyerleri bir değil! Görevler farklı! 480 nolu tamimdeki düzenlemenin, tamime göre üstün olan yönergede değişiklik yapılmaksızın yapılması da başka biğr hukuksuzluk!

b) Personelin sosyal hakları açısından;

Yapılan tamim düzenlemesi, başta personelin başka şefliklere nakli sonucu doğurdu. Çünkü, sürveyanlık haline getirilen işyerlerinde, şef yardımcı ve şef kadrosuna ihtiyaç kalmadı. Bu durum da, personelin istem dışı nakline, yani sürgününe neden oldu/olacak!

Yapılan düzenlemeden en büyük payı da her zaman olduğu gibi Tesisler Sürveyanlaı aldı. Birçok işyerinin sürveyanlık haline düşürülmesi sonrasında, zaten bir üst ünvana yükseltilmeyen ve kurslara gönderilmeyen personelin yükselmesinin önü tamamen kapatıldı. Çünkü, artık şef kadrosuna olan ihtiyaç, bu birleştirmeler ve şefliklerin sürveyanlık haline getirilmesiyle ortaan kalktı! Bu durum aynı şekilde, hali hazırda şef yardımcısı olan personeli de vurdu.

Normal şartlarda, yıllar yılı “şeflik” adı ve “işlevi” altında çalışan işyerlerinin sürveyanlık haline getirilmesi, sürveyanların artık bir nevi şef ve şef yardımcısı personelin de işine yapmaya zorlanması anlamına geliyor.

Kısaca bu başlıklarla incelenebilecek bu durum, tesisler bölümünün ne kadar içler acısı duruma getirildiğini gösteriyor. Bu durum da haliyle, “tesisler personeli nereye sürükleniyor, geleceği tehdit altında mı” sorlarını sorduruyor.

Hali hazırda bu garip ve hukuk dışı olduğu yönünde birçok verisi olan “480 nolu tamim düzenlemesi” yargıya taşınmış değil! Ki bu durum da, personel yada örgütlü güç olarak(sendikal olmak açısından) ne kadar eksik kalındığının göstergesi olarak mı kabul edilmelidir?

Ümidimiz o dur ki, BTS bu düzenlemeyi de “hiç değilse” mahkemeye taşır. Eğer bu düzenlemenin üstüne yatılırsa, tesisler personelini hiç de iyi bir geleceğin beklemediği bir gerçek…

Popularity: 8%