Tahkikatları kim yapar?

Birkaç itirazın ve BTS’nin başvurusu dışında, bu konu pek de tartışılmayan bir konu olarak önümüzde durmaktadır. Halbuki, demiryollarında yaratılan yetki karmaşası ve bazı ünvanların, görevi olmamasına rağmen, tahkikat açma konularında görevlendirilmeleri, kurumda verimliliği artırmamakta, aksine düşürmektedir. Bu konuda, en çok öne çıkan ise, “kontrolör ünvanlı personelin” tahkikat yapıp yapamayacağı konusudur.

Kontrolörün tahkikat yürütme yetkisi var mı?

Mevzuat incelemesinde, değişik ünitelere bağlı servis kontrolörleri ile ilgili mevzuat hükümleri, bu personele, tahkikat açma/yürütme yetkisi vermediği açıktır. Örneklemek gerekirse; Tesisler personeli ile ilgili yönergenin 11.maddesine göre, Tesisler Kontrolörlerinin “tahkikat” yapma yetkisi yoktur. Yine Teftiş ve Tetkik Kuruluna(TTK) bağlı olarak görev yapan Bölge kontrolörlerinin de iç mevzuata göre tahkikat yürütme yetkisi yoktur.

“Kontrolör” ünvanında olan personelin “tahkikat açma, yapma, ifade alma” yetkisi olup olmadığı konusu üzerinden yapılacak bir tartışmada, bu ismin gerçek anlamının irdelenmesi gerekmetkedir. Litaratüre göre, kontrolör “denetçi” anlamına gelmektedir. Ve kontrolörün görevi, bölgesindeki işyerlerini denetleyip, makama rapor hazırlamaktır.  Değişik kamu kurumlarında, kontrolör bu şekilde çalıştırılmaktadır. Aslen tahkikat işi(görevi) müfettişin sorumluluğundadır. İşte bu ince nokta, tartışmayı genişletmektedir. Çünkü, “işyeri amirleri tahkikat yürütebilir mi” sorusu da, bu durumla birlikte karşımıza çıkmaktadır. Yapılacak mevzuat incelemesinde, bu personelin de genel olarak tahkikat açma/yürütme yetkisi bulunmadığı görülmektedir.

Hal böyle iken, uygulamada, her önüne gelen tahkikat açmakta, tahkikat yürütüp, rapor hazırlamaktadır. Bu durum, “adaletin tecellisi” anlamında bakıldığında, çalışanların önünde baskı ve tehdit aracı olarak durduğu gibi, çalışma yaşamındaki sorunların, “soruna taraf olan” amir kesimin keyfiyeti üzerinden sonuçlandırılması, yani personelin cezalandırılması anlamına gelmektedir. Bu şartlar dahilinde, yapılan uygulamaları hukuki temelde ele almak, verimliliğe ve iş barışına hizmet ettiğini düşünmek mümkün gözükmemektedir.

Bu tartışma konusunda, özelde kontrolör ünvanlı personelin “tahkikat yürütmemesi gerektiği” yönünde, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası(BTS)’nın 07.03.2008 tarihli ve TCDD Genel Müdürlüğüne hitaplı yazısı da vardır. Ancak, bu uyarılara ve yapılan bireysel itirazlara rağmen; kuruma hiçbir katkı sağlamayan, tersine personeli iş yaşamından soğutan, “yetkisiz kişilerce ifade alınması” uygulaması halen devam etmektedir.

Popularity: 5%