KATENER ŞEFLİKLERİNİ DE, DEMİRYOLLARINI DA KAPATIN AMA … !!!
Fısıltı gazetelerinde gezen haberlere göre; “TCDD’nin faaliyetlerini değerlendirmek amacı ile değişik zamanlarda yapılan “video konferans” toplantılarında kurum bürokratları, “Ankara-Eskişehir hızlı tren hattını sadece 4 personel hallediyor, katenerde eleman çok, kateneri kapatalım, sinyalsiz ve katenersiz 7.Bölgede 1.Bölge’ye göre daha az personelle daha fazla iş yapılıyor, sinyal ve katener şefliklerinin birleştirilerek her personelin (işçi-memur) hem sinyal hem de katener bakım ve onarımında çalışmalı” şeklinde sözler söylüyorlarmış…
Katener(Elektrifikasyon) Şeflikleri ne iş yapar?
Yaptıkları uygulamalar ile demiryollarını her geçen gün daha içinden çıkılmaz hale getirenler, kuvvetle muhtemeldir ki, Katener(yeni adıyla Elektrifikasyon) Şefliklerinin ne iş yaptıklarının farkında değildirler. Ancak bugün 05.02.2010 tarihinde yaşanan bir olay katener şefliklerinin önemini iyiden iyiye hissettirdi, sanki “kapatalım” diyenlere mesaj vermek istercesine…
Bugün 05.02.2010 tarihinde sabaha karşı 03.30 sıralarında Körfez-Hereke arasında bir tırın üst geçitten demiryoluna düşmesi sonrasında demiryolu trafiğe kapandı ve ancak 5 saat sonrasında açılabildi.
Hattın açılması için geçen bu süre dahilinde katener şefliği ile yol kısım şefliği personeli yoğun çaba harcıyordu. Çünkü demiryolu hattındaki tüm elektrik telleri kopmuş, yol hasar görmüştü.
İşte TCDD bürokratlarının, “kapatalım” dedikleri katener şeflikleri bu işe yarıyordu. Yani elektrikli tren işletmeciliğinin yapıldığı hatlarda, eletrik hatlarının/tellerinin(katener hattı) bakım ve onarımına yarıyordu.
Çağrı: “Ankara-Eskişehir arasındaki hızlı tren hattında 4 kişi ile bu işi yapıyordunuz, şimdi de yapsanıza!”
TCDD yetkililerinin övündüğü hızlı tren hattında günde ortalama 8 tren çalışmaktadır. Örnek verdikleri ve istihdam edilen personeli “yatıyor” dedikleri hatta ise, günde 180’e yaklaşan sayıda (özellikle Gebze-Haydarpaşa arası) elektrikli tren çalışmaktadır. Bu tip açıklamalar olsa olsa bilinçsizliğin, iş bilmezliğin göstergesidir. Eğer mantık arıza olduğunda, “3 gün kapatırız yolu(son zamanlarda yaptıkları gibi)” demek ise, bunun adı da demiryolu işletmeciliği değil, demiryolu işletmemeciliği olur.
Demiryolları hakkında bilip bilmeden konuşanlar, hızlı tren hattında elektrik tellerinin bu tip kazalarla nasıl koptuğunu hala görmediklerinden olsa gerek, böyle ileri geri konuşabilmektedirler. Günde belirli saat aralıklarıyla 8 trenin çalıştığı bir yere bakarak, trafiğin yoğun olduğu bir bölgeyi kıyaslamak, olsa olsa demiryollarını bilmeyen birilerinin işi olur.
Madem bu kadar basit herşey, katener telleri kopunca yol niye açılamadı?
Yaklaşık 5 saat süren yol kapanmasıyla ilgili olarak, ilgisiz bir bakış ancak “yola tır düştü, napalım” der! Ancak, olaya gerçekçi bakanlar, bu kadar uzun süren, yolun kapalı kalma halini sorgular, arkasında yatan geciktirici nedenleri ararlar. Ve aşağıdaki sonuçlara ulaşırlar:
-Demiryolunun dibinde karayolunun ne işi var, bu yol niye deniryoluna paralel yapıldı. Aynı bölgede kaçıncı defa demiryoluna karayolu aracı düşüyor, Genel Müdürlüğün bundan haberi var mı?
-Yola tır düşmüş. Nasıl kaldıracak; vinçle! Demiryollarının vinci var mı, yok! Çünkü genel müdürlük hepsini ıskat etti. Ne olacak? Gecenin bir saatinde özel şahıslara ait vinç bulunmaya çalışılacak!
-Yolu tamir edecek yol personeli ve ekipman yeterli mi; hiç olmadığı kadar yetersiz! Ne ortada yol çavuşu, ne yol bekçisi, ne de yeteri kadar işçi personel yok!
-“Kapatalım” denilen katener şefliklerinde özel demiryolu eğitimi almış ve elektrik ehliyeti olan kaç
personel var, cevap: HİÇ YOK! Kuruma personel yetiştiren TCDD Meslek Lisesini kapatanlar, 3 yıl özel eğitimden geçen personele sahip olmak yerine, dışarıdan sınavla personel alıyorlar(o da az sayıda). Hadi personel istihdamında yeni sistem bu şekilde işliyor ama bari bu insanları ciddi bir eğitimden geçirin ki, faydalı ve verimli olabilsinler. Bu yapılıyor mu, yok!
Sonuç: Yol 5 saat kapalı. Yüzlerce insan mağdur ve gidecekleri yere geç kaldılar.
Daha 2 gün önce yine yol kapanmadı mı?
03 Ocak 2010 tarihinde, yine sabah saatlerinde, yol(Kartal-Arifiye arası) 1,5 saate yakın fiilen kapalı kaldı. Neden, çünkü Tuzla’da 3. şahısa ait bir kepçe, demiryollarının tüm trafik bilgilerinin iletiminin sağlandığı kod kablosuna hasar verdirip, arızalandırdı. Niye 3.şahıs, çünkü demiryollarının kepçesi ortada yok! Peki, bu 3.şahıs neden kendi başına çalışıyor, neden başında kablo şefliğinden,
sinyal şefliğinden ve yol kısım şefliğinden kimse yok? Çünkü artık demiryolları, kim kime dum duma olmuş! Ortada personel yok, bu tip yerlere görevlendirlecek!
Sırf bu arıza yüzünden tüm sinyalizasyon sistemi arıza yapınca, trafik tıkanıyor. Merkezden kumanda edilen ve trenlerin yol değiştirmesine yarayan makaslar da devre dışı kalıyor.
Bu durumda trafiğin haberleşme ve manuel sistemlerle yürütülmesi gerkiyor. Ama gelin görün ki, Gebze’de yeterli makasçı yok, hareket memuru ise hiç yok! Makasları kimse yapamıyor. Trenler bekliyor. Tavşancıl’da ne var derseniz, cevap; “genel müdürlük
istasyonu kapattı”, yani hiç kimse yok! Herşey allak bullak!..
Sonuç: 1,5 saat dahilinde tüm trenler tehir ediyor, binlerle ifade edilebilecek yolcu mağdur. Bu arıza sabah saatinde olduğu için, yolcuların çoğu işine geç kalıyor.
Hadi birleştirin sinyalizasyon ile kateneri, “yatıyor ya bunlar”
Demiryolu çalışanları, hizmet üretmek için onca yüke ve eksikliğe rağmen, çaba harcar ve kendi işlerini yapmakta bile zor düşmüş iken, bunlara neden olan genel müdürlük yönetimi; “yatıyorlar, her işi, herkes yapsın” diyebilecek kadar teknik sistem düşmanı olsun.
Bilmeyenler için biz söyleyelim, TCDD Genel Müdürü, İTÜ mezunu bir mühendis. İTÜ mezunu bir insanın, teknik farklılıklara rağmen, herkesi her işe dahil edecek kadar tekniklik yoksunu olduğunu düşünmemek de, bu durum dahilinde elde değil!
Demiryolları yönetimi, yasalardan ve teknik işleyişle ilgili mevzuattan bi haber!
TCDD yetkililerinin, yüksek gerilim gibi daha üst düzeyde bir enerji ile ilgili işler için, “kapatalım” gitsin diyebilmesi, gerçekliklerden ne kadar uzak olduklarının bir göstergesidir. Tesislerin teknik işyerlerinin görevi genel olarak, bakım ve arıza olduğu zaman da anında arızaya müdahale etmektir. Bakım disiplinli bir şekilde yapıldığında ve eskiyen, devre dışı kalan malzemeler zamanında değiştirildiği taktirde, hiçbir arıza olmayacaktır(dış etkenlerin müdahalesi dışında). Hal böyle olunca, dışardan bakan ve otobüsçülükten gelen bir zihniyetin bu işyerlerinin varlığını anlaması beklenemez. Hizmet üretmek ile meta üretmek arasındaki farkı göremeyecek kadar körler çünkü. Bu zihniyete göre, “itfaiyeyi, polisi de kaldırmak” gerekmektedir. Nasıl olsa, bir şey olmadığı sürece, iş yapmayacaklardır.
O zaman “katener şefliklerini de, demiryollarını da kapatın ama aklınıza kapatmaktan başka bir şey gelmiyorsa, ilk önce kendi odalarınızı kapatın ve bu kurumu terk edin”. Giderken, koltuklarını korumak için herşeye “eyvallah” diyen diğer bürokratları da yanınızda götürün. AKP iktidarıyla birlikte atanan bürokratlar olarak, demiryolları yönetimine geldiğinizden bu yana; kapatmaktan, satmaktan başka bir şey yapmadınız. Bu yüzden odalarınızı kapatın ve gidin ki; yolcular da, halk da, demiryolu çalışanları da rahat etsin…
Hiçbir şey yapamıyorsanız, iş reklama geldiğinde örnek verdiğiniz Avrupa ülkelerine bir bakın, orada demiryolu genel müdürleri yada ilgili bürokratlar ne yapıyor diye! Gerçekten bakmaya niyetiniz varsa, göreceksiniz; “bırakın bu kadar ölümlü kazalar olmasını, herhangi bir kaza olduğunda demiryoları genel müdürleri, ulaştırma bakanları yada ilgili bürokratlar koltuklarını bırakıp gitmişler…”
Hiç değilse bu sefer, Avrupa’yı örnek alın kendinize ve gereğini yapın. Unutmayın ki, 2002’den önce, her türlü eksikliğine, kaderine terk edilmişliğine rağmen, demiryolları bugünkü halinden daha güvenliydi…
Popularity: 11%


[...] yetkililerinin bu hassas konuya verdikleri önemi(!!!) görmek için ayrıca bakınız http://demiryoluhukuku.com/2010/katener-sefliklerini-de-demiryollarini-da-kapatin-ama-%E2%80%A6/ [...]